Vadim Zeland’ın Reality Transurfing – Gerçeklik Transurfing sisteminde niyet kavramı oldukça merkezi bir yere sahiptir.

Çünkü Zeland’a göre bir şeyi sadece istemek ile onu gerçekten seçmek aynı şey değildir.

İnsan bir şeyi yıllarca isteyebilir.

“Keşke olsa.”

“Bir gün yapacağım.”

“Böyle bir hayatım olsa güzel olurdu.”

diye düşünebilir.

Ama hiçbir şey değişmeyebilir.

Zeland burada arzu ile niyet arasında ayrım yapar.

Arzu bir şeyi istemektir.

Niyet ise Zeland’ın ifadesiyle kabaca sahip olma ve harekete geçme kararlılığıdır. Transurfing eğitim materyallerinde de niyet, arzudan ayrı tutulur ve iç niyet ile dış niyet olarak ikiye ayrılır.

Bu ayrım Transurfing'in geri kalanını anlamak için önemlidir.

Çünkü Zeland’ın sisteminde hedefe ulaşmak yalnızca çok istemekle ilgili değildir.

Hatta bazen çok fazla istemek işi daha da zorlaştırabilir.


1. Arzu ile Niyet Arasındaki Fark

Basit bir örnek düşünelim.

Bir insan:

“Daha sağlıklı olmak istiyorum.”

diyor.

Bu bir arzudur.

Sonra yıllarca aynı şeyi söyleyebilir.

Fakat yaşamında hiçbir şey değişmez.

Başka biri ise:

“Her akşam yemekten sonra yarım saat yürüyeceğim.”

der.

Ertesi gün yürümeye çıkar.

Burada istek davranışa dönüşmeye başlamıştır.

Zeland’ın niyet dediği şey buna daha yakındır.

Arzuda:

“İstiyorum.”

vardır.

Niyette:

“Bunu yapıyorum.”

vardır.

Bu küçük fark günlük hayatta oldukça büyüktür.

Çünkü insanın birçok isteği vardır.

Ama bunların yalnızca küçük bir bölümü gerçek davranışa dönüşür.


2. İç Niyet Nedir?

Zeland niyetin ilk biçimine iç niyet, yani inner intention adını verir.

İç niyet, kendi davranışımız aracılığıyla dünyayı değiştirmeye çalışmamızdır.

Bir ev yapmak istiyorsanız plan hazırlarsınız.

Para biriktirirsiniz.

Usta bulursunuz.

Malzeme alırsınız.

İnşaata başlarsınız.

Bir şirket kurmak istiyorsanız ürün geliştirirsiniz.

Müşteri ararsınız.

Reklam verirsiniz.

Satış yaparsınız.

Bir sınavı kazanmak istiyorsanız çalışırsınız.

Bunların tamamında ortak olan şey şudur:

Ben bir şey yapıyorum.

Zeland’ın eğitim materyalinde iç niyet, dış dünyayı doğrudan etkilemeye ve hedefe doğru ilerleme sürecinin ayrıntılarına odaklanan niyet olarak tarif edilir.

İç niyet hayatın normal bir parçasıdır.

Bir sorun değildir.

Sorun daha çok iç niyetin her şeyi kontrol etme çabasına dönüşmesidir.


3. İç Niyetin Aşırı Hali

Bir insan hedefe ulaşmak için çalışabilir.

Bu normaldir.

Ama bir noktadan sonra şöyle düşünmeye başlayabilir:

“Her şey tam olarak benim planladığım gibi olmak zorunda.”

İşte burada durum değişir.

Artık yalnızca kendi davranışını kontrol etmeye çalışmıyordur.

Başka insanların ne yapacağını da kontrol etmeye çalışır.

Zamanlamayı kontrol etmek ister.

Sonucun şeklini kontrol etmek ister.

Bütün yolları önceden belirlemek ister.

Örneğin bir müşteriyle anlaşmak istiyorsunuz.

Teklif hazırlamak sizin kontrolünüzdedir.

İyi hizmet vermek sizin kontrolünüzdedir.

Fiyat belirlemek sizin kontrolünüzdedir.

Ama müşterinin kararını tamamen kontrol edemezsiniz.

İç niyet aşırı hale geldiğinde insan kontrol edemediği şeyleri de kontrol etmeye çalışmaya başlar.

Bu da kaygıyı artırabilir.


4. Dış Niyet Nedir?

Transurfing'in en sıra dışı kavramlarından biri dış niyet, yani outer intention kavramıdır.

Zeland’ın modelinde dış niyet, hedefe zorla ulaşmaya çalışmak yerine hedefin bulunduğu gerçeklik varyasyonunu seçmekle ilişkilendirilir.

İç niyet:

“Bunu gerçekleştirmek zorundayım.”

der.

Dış niyet ise daha çok:

“Bunu seçiyorum.”

tavrındadır.

Transurfing kaynaklarında bu ayrım açık biçimde yapılır. İç niyet doğrudan dünyaya etki etmeye çalışırken, dış niyet hedefin gerçekleştiği duruma yönelmeyi ve sonucun hangi yolla geleceğini zorlamamayı ifade eder.

Zeland dış niyeti sıradan iradenin ötesinde metafizik bir mekanizma olarak ele alır.

Bilimsel olarak kanıtlanmamış bölüm de burasıdır.


5. İç Niyet ile Dış Niyet Arasındaki En Basit Fark

Bir örnek üzerinden düşünelim.

Bir iş görüşmesine gideceksiniz.

İç niyet:

CV'nizi hazırlamak.

Şirketi araştırmak.

Görüşmeye hazırlanmak.

Zamanında gitmek.

Sorulara iyi cevap vermek.

Bunların hepsi sizin tarafınızdadır.

Fakat:

Karşınızdaki yöneticinin sizi sevmesi.

Başka adayların kim olduğu.

Şirketin bütçesi.

Şirketin son anda pozisyonu kapatıp kapatmayacağı.

Bunların tamamı sizin kontrolünüzde değildir.

Dış niyet düşüncesini günlük dile çevirirsek yaklaşık olarak şuna ulaşırız:

Kendi tarafındaki işi yap. Sonucun geri kalanını zorla yönetmeye çalışma.


6. Dış Niyet Tembellik Değildir

Dış niyet bazen yanlış anlaşılır.

İnsan:

“Ben seçtim, artık evren getirir.”

diye düşünebilir.

Fakat Zeland’ın sisteminin kendi içinde bile bu eksik bir okumadır.

İç niyet hâlâ gereklidir.

İnsan hareket eder.

Karar verir.

Adım atar.

Fakat sonucu zorlamaz.

Yani dış niyet:

hiçbir şey yapmamak

değildir.

Daha çok:

gerekeni yapmak fakat dünyanın geri kalanını kontrol etmeye çalışmamak

gibidir.


7. “Nasıl?” Sorusu

Bir hedef belirlediğimizde zihnimiz hemen sorar:

“Nasıl olacak?”

Bu soru gereklidir.

Bir plan yapılmalıdır.

Fakat Zeland’a göre insan bazen “nasıl” sorusuna fazla bağlanır.

Örneğin:

“Bu şirketin başarılı olması için mutlaka şu yatırımcı bana para vermeli.”

Burada hedef ile yol birbirine karışmıştır.

Asıl hedef şirketin başarılı olmasıdır.

Belirli yatırımcı ise yalnızca yollardan biridir.

Başka yatırımcı olabilir.

Müşterilerden finansman gelebilir.

Daha küçük başlanabilir.

İş modeli değişebilir.

Ortak bulunabilir.

İlk ürün yerine başka ürün başarılı olabilir.

Dış niyet düşüncesi burada şunu söyler:

Hedefi bil. Fakat yolun tek olduğunu düşünme.


8. Hedef ile Kapı Aynı Şey Değildir

Zeland ilerleyen bölümlerde hedefler ve kapılar ayrımını yapar.

Hedef ulaşmak istediğiniz şeydir.

Kapı ise o hedefe ulaşma yoludur.

İnsan çoğu zaman kapıyı hedef zanneder.

Örneğin:

“Şu şirkette çalışmalıyım.”

diyebilir.

Ama asıl hedef belki şudur:

Daha özgür çalışmak.

Daha çok para kazanmak.

Daha yaratıcı işler yapmak.

Yeni şeyler öğrenmek.

Belirli şirket bunlara ulaşmak için yalnızca bir kapıdır.

Kapı kapanabilir.

Hedef hâlâ oradadır.

Zeland’ın bölüm düzeninde de “Heart and Mind” bölümünden sonra “Goals and Doors” gelir ve kişiye ait hedef ile ona götüren yol birbirinden ayrılır.


9. Kalp ve Zihin Birliği Nedir?

Dış niyetin ortaya çıkması için Zeland’ın önem verdiği başka bir kavram vardır:

Kalp ve zihin birliği.

İngilizce metinlerde:

unity of heart and mind

olarak geçer.

Zeland’a göre insanın zihni bir şeyi isteyebilir ama iç tarafı başka bir şey söyleyebilir.

Örneğin akıl:

“Bu işi kabul etmeliyim. Maaşı çok yüksek.”

der.

Fakat insanın içinde sürekli bir isteksizlik olabilir.

Ya da tersi olur.

Bir insan yaptığı işi gerçekten sever.

Ama zihni:

“Bundan para kazanılmaz.”

der.

İçeride iki farklı yön ortaya çıkar.

Zeland buna kalp ile zihnin anlaşamaması şeklinde yaklaşır.

Transurfing'in kendi materyalinde dış niyet doğrudan kalp ve zihnin birliğiyle ilişkilendirilir.


10. Zeland’ın “Kalp” Dediği Şey Nedir?

Burada kelimeyi gerçek kalp organıyla karıştırmamak gerekir.

Zeland’ın “heart” dediği şey biyolojik kalbin düşünmesi değildir.

Daha çok insanın:

içten gelen eğilimini,

sezgisel tercihini,

gerçekten hoşlandığı şeyi,

kendisine ait isteğini

temsil eden metaforik bir kavramdır.

Zihin ise analiz eder.

Karşılaştırır.

Hesaplar.

Toplumun beklentilerini bilir.

Riskleri değerlendirir.

Zeland’a göre sorun zihnin varlığı değildir.

Sorun zihnin sürekli olarak bu daha içsel yönelimi bastırmasıdır.


11. Başkasının Hedefini Kendi Hedefimiz Sanmak

Bu durum günlük hayatta oldukça yaygındır.

Bir çocuk büyür.

Çevresindeki herkes ona:

“Doktor ol.”

der.

Çocuk doktor olur.

İyi para kazanır.

Başarılı görünür.

Fakat yaptığı işi hiç sevmiyordur.

Başka bir insan büyük bir şirket kurmak ister.

Ama neden istediğini düşündüğünde aslında çevresindeki insanlara başarılı olduğunu kanıtlamak istediğini fark eder.

Başka biri pahalı bir araba ister.

Arabanın kendisini değil, arabanın başkalarında oluşturacağını düşündüğü etkiyi istemektedir.

Zeland’ın sorusu burada önemlidir:

Bu gerçekten senin hedefin mi?

Yoksa bir sarkaç tarafından verilmiş bir hedef mi?

Toplum.

Aile.

Arkadaşlar.

Moda.

Sosyal medya.

Statü.

Bunların hepsi insana hedef sunabilir.


12. Kalp-Zihin Birliği Nasıl Anlaşılır?

Zeland’ın sisteminde gerçekten size ait olan bir hedef düşünüldüğünde yalnızca zihinsel bir “mantıklı” cevabı değil, daha derin bir iç rahatlığı da bulunması beklenir.

Bu, her şeyin kolay olacağı anlamına gelmez.

Gerçek bir hedef de korkutabilir.

Riskli olabilir.

Çok çalışma gerektirebilir.

Ama bütün bunların altında:

“Bunu gerçekten istiyorum.”

duygusu bulunur.

Başkasının hedefinde ise genellikle başka tür düşünceler vardır:

“Bunu yaparsam herkes bana saygı duyar.”

“Böyle görünmeliyim.”

“Başarılı insanlar böyle yapıyor.”

“Bunu yapmazsam geri kalmış görünürüm.”

Buradaki motivasyonun merkezi hedefin kendisi değil, dışarıdaki değerlendirmedir.


13. Psikolojide Buna Benzeyen Bir Kavram Var mı?

Zeland’ın “kalp-zihin birliği” bilimsel bir psikoloji terimi değildir.

Fakat psikolojide buna kısmen benzeyen self-concordance, yani kişinin hedeflerinin kendi değerleri ve ilgileriyle uyumlu olması kavramı vardır.

Araştırmalarda kişinin kendisiyle daha uyumlu hedefler ile hedef ilerlemesi arasında olumlu ilişki bulunmuştur. Ayrıca kişinin hedefiyle içsel uyumu, somut uygulama planlarıyla birleştiğinde hedef başarısının daha yüksek olabildiği gösterilmiştir.

Bu durum Zeland’ın metafizik dış niyet teorisini kanıtlamaz.

Ama kişinin gerçekten kendisine ait bir hedef üzerinde çalışmasının neden daha sürdürülebilir olabileceğine bilimsel bir açıklama sunabilir.


14. İnsan Kendi Hedefini Nasıl Ayırabilir?

Bazen kolay değildir.

Çünkü insan yıllarca belirli şeylerin önemli olduğuna inanmış olabilir.

Para.

Unvan.

Ev.

Araba.

Statü.

Takdir.

Bunların hiçbirinde kendi başına yanlış bir şey yoktur.

İnsan gerçekten bunları isteyebilir.

Sorulması gereken soru farklıdır:

Bunu neden istiyorum?

Örneğin büyük bir ev istiyorsunuz.

Çünkü geniş bir yerde yaşamayı seviyorsunuz.

Bu sizin tercihiniz olabilir.

Ama:

“Büyük evim olmazsa başarılı olduğumu düşünmezler.”

diyorsanız hedefin içinde başka insanların değerlendirmesi güçlü biçimde yer almaktadır.

Zeland bu tür durumlarda insanın kendi hedefiyle sarkacın ona sunduğu hedefi birbirinden ayırmaya çalışmasını önerir.


15. Kalp “Evet”, Zihin “Hayır” Diyebilir

Bazen insan gerçekten bir şeyi ister.

Ama aklı sürekli neden olmayacağını anlatır.

“Çok zor.”

“Geç kaldım.”

“Ben yapamam.”

“Böyle şeyler benim başıma gelmez.”

Zeland’ın bakışında burada zihin sınırlayıcı inançlar oluşturabilir.

Fakat bunun tersine de dikkat etmek gerekir.

Her güçlü istek uygulanabilir veya iyi bir fikir değildir.

İnsan bir şeyi çok istemesine rağmen gerçek koşullar uygun olmayabilir.

Bu nedenle günlük hayatta en dengeli yaklaşım şudur:

İçsel isteği dinle ama gerçekliği de kontrol et.

His veri olabilir.

Ama tek veri değildir.


16. Zihin “Evet”, Kalp “Hayır” Diyebilir

Bu durum belki daha sık görülür.

Mantıken her şey doğrudur.

Maaş iyidir.

Pozisyon iyidir.

Şirket iyidir.

Ama insan sürekli oradan kaçmak ister.

Her sabah işe gitmek ağır gelir.

Pazar akşamı moral bozulur.

İnsan kendisine:

“Her şey iyi, neden mutsuzum?”

diye sorar.

Zeland böyle durumlarda zihnin dışarıdan gelen ölçütlerle karar verdiğini, daha içsel yönelimin ise farklı bir şeyi istediğini söylerdi.

Burada yine metafizik açıklamaya ihtiyaç duymadan önemli bir soru çıkabilir:

Ben gerçekten neyi önemsiyorum?


17. Kalp-Zihin Birliği Bir Duygu Patlaması Değildir

Zeland’ın düşüncesi sürekli coşku hissetmek değildir.

Bir hedef doğru olduğunda insan her gün heyecanlı olmayabilir.

Bazen sıkılabilir.

Bazen yorulabilir.

Bazen korkabilir.

Kalp-zihin birliği daha sakin bir şey olarak düşünülebilir.

İnsan:

“Evet, bunun zor olduğunu biliyorum ama yine de bunu seçiyorum.”

diyebilir.

Bu, anlık motivasyondan farklıdır.


18. Saf Niyet Nedir?

Transurfing eğitim materyallerinde pure intention – saf niyet kavramı da kullanılır.

Arzu, korku, önem ve aşırı kontrol azaldığında geriye daha sade bir kararlılık kalır.

Örneğin insan kolunu kaldırmak ister.

Dakikalarca:

“Acaba kaldırabilir miyim?”

diye düşünmez.

Kolunu kaldırır.

Zeland bunu niyeti anlatmak için örnek olarak kullanır. Eğitim materyalinde arzunun kendi başına eylem üretmediği, belirleyici olanın harekete geçme kararlılığı olduğu anlatılır.

Transurfing açısından ideal niyet buna benzer:

Karar vardır.

Eylem vardır.

Ama gereksiz zihinsel gerilim yoktur.


19. Fazla İstemek Neden Sorun Olabilir?

Bu noktada önceki makaledeki aşırı potansiyel yeniden karşımıza çıkar.

Bir insan:

“Bunu istiyorum.”

diyebilir.

Sorun değildir.

Ama:

“Bunu elde etmezsem hayatım biter.”

dediğinde hedef çok büyür.

Korku ortaya çıkar.

Baskı ortaya çıkar.

İnsan sürekli sonucu kontrol etmeye başlar.

Zeland’a göre bu aşırı önem dış niyetin önünü kapatır.

Günlük psikoloji açısından ise aşırı baskı insanın kararlarını ve performansını bozabilir.

Yani Transurfing'in metafizik açıklamasını kabul etmesek bile:

Hedefi önemsemek ile hedefin esiri olmak arasında fark vardır.


20. Hedefi Seçmek Nasıl Bir Şeydir?

Zeland’ın “seçim” kavramı biraz sıra dışıdır.

Bir mağazaya girdiğinizi düşünün.

Bir ürünü seçiyorsunuz.

Onu seçerken:

“Acaba bunu istemeye hakkım var mı?”

diye sürekli düşünmüyorsunuz.

Seçiyorsunuz.

Zeland hedeflere de buna yakın bir tutumla yaklaşır.

“Keşke.”

yerine:

“Bunu seçiyorum.”

Ancak burada önemli bir ek vardır.

Seçimin arkasından eylem gelmelidir.

Aksi halde seçim yalnızca başka bir isim verilmiş hayal olur.


21. Bilimsel Açıdan Niyet Gerçekten İşe Yarıyor mu?

Burada niyet ile davranışı ayırmak gerekir.

Sadece:

“Yapacağım.”

demek çoğu zaman yeterli değildir.

Psikolojide implementation intentions, yani uygulama niyetleri üzerine yapılan çalışmalar daha somut planların hedef davranışını kolaylaştırabileceğini göstermektedir.

Örneğin:

“Daha çok okuyacağım.”

yerine:

“Her gece saat 22.00'de yirmi dakika okuyacağım.”

demek gibi.

Hedef ile belirli durum arasında bağ kurulmaktadır.

Kişinin kendi değerleriyle uyumlu hedeflerinin somut uygulama niyetleriyle birleştirilmesinin hedef ilerlemesine yardımcı olabildiğine ilişkin bulgular vardır.

Bu bilimsel mekanizma davranış planlamasıyla ilgilidir.

Zeland’ın dış niyetiyle aynı şey değildir.


22. Sadece Güzel Geleceği Hayal Etmek Yeterli mi?

Araştırmalar burada önemli bir ayrım gösteriyor.

Sadece güzel sonucu hayal etmek yerine istenen gelecek ile bugünkü gerçek engeli birlikte düşünmenin daha faydalı olabileceğine dair çalışmalar vardır.

Bu yönteme mental contrasting – zihinsel karşılaştırma denir.

Örneğin:

“Başarılı bir şirketim olacak.”

diye düşünmekten sonra şu soru gelir:

“Şu anda bunu engelleyen en büyük gerçek problem nedir?”

Sonra o engelle ilgili somut bir plan yapılır.

Mental contrasting ile uygulama niyetlerini birleştiren yöntemleri inceleyen 21 çalışma ve 15.907 katılımcılık bir meta-analizde hedef başarısı üzerinde küçük ile orta arasında olumlu etki bulunmuştur. Araştırmacılar yayın yanlılığı nedeniyle gerçek etkinin daha küçük olabileceğini de belirtmiştir.

Bu, Transurfing'in daha bilimsel bir alternatifi olarak düşünülebilecek oldukça pratik bir yaklaşımdır.

Hayal et.

Ama gerçekle karşılaştır.

Engeli bul.

Sonra hareket et.


23. Dış Niyeti Günlük Hayata Nasıl Çevirebiliriz?

Metafizik kısmı bir kenara bırakırsak dış niyetten oldukça sade bir uygulama çıkarılabilir.

Şöyle düşünebiliriz:

Hedefi belirle.

Gerçekten sana ait olup olmadığını düşün.

Kontrol edebildiğin kısmı yap.

Kontrol edemediğin kısmı zorlamaya çalışma.

Tek bir yola bağlanma.

Yeni fırsatları fark etmeye devam et.

Sonuca aşırı önem yükleme.

Bu yaklaşımın çalışması için evrenin gizli bir mekanizmasına inanmak şart değildir.


24. Bir İş Örneği

Bir işletme sahibi yeni bir ürün çıkarıyor olsun.

Hedef:

Ürünün başarılı olması.

İç niyet:

Ürünü geliştirmek.

Test etmek.

Fiyat belirlemek.

Reklam vermek.

Müşteri görüşmeleri yapmak.

Bunlar yapılmalıdır.

Ama daha sonra şöyle bir düşünce oluşabilir:

“Ürün kesinlikle benim düşündüğüm müşteri grubuna satılmalı.”

Bu artık gereksiz bir sınırlama olabilir.

Ürünü başka sektör kullanabilir.

Başka kullanım alanı ortaya çıkabilir.

Müşteriler başlangıçta düşünülen özelliği değil başka özelliği sevebilir.

Dış niyet yaklaşımında insan hedefini korur ama yol konusunda esnek kalır.

Bu nedenle girişimcilikteki pivot kavramıyla belirli bir benzerlik kurulabilir.

Hedef korunur.

Yol değişir.


25. İlişkilerde İç ve Dış Niyet

İlişkiler bu ayrımı anlamak için daha da açık bir örnektir.

Bir insan:

“Onun beni sevmesini sağlayacağım.”

diyebilir.

Bu aşırı iç niyettir.

Çünkü başka bir insanın duygusunu kontrol etmeye çalışmaktadır.

Yapabileceğiniz şeyler vardır.

Dürüst olabilirsiniz.

İlgi gösterebilirsiniz.

İletişim kurabilirsiniz.

Saygılı davranabilirsiniz.

Ama karşıdaki kişinin ne hissedeceğini tamamen belirleyemezsiniz.

Daha sağlıklı yaklaşım:

“Ben böyle bir ilişki istiyorum ve kendi tarafımdan gerekeni yapıyorum.”

olabilir.

İşte kontrol alanı burada yeniden ayrılır.


26. Para Konusunda İç ve Dış Niyet

Para konusunda da benzer durum vardır.

“Zengin olmak istiyorum.”

bir arzudur.

“Gelirimi artırmak için şu ürünü geliştireceğim.”

niyete yaklaşır.

Ürün geliştirmek iç niyettir.

Fakat:

“Para kesinlikle şu projeden gelmek zorunda.”

dediğinizde yol daralır.

Bazen asıl fırsat başka yerde olabilir.

Buradaki temel soru yine aynıdır:

Hedefim ne?

ve

Hedefe giden tek bir yol olduğunu mu düşünüyorum?


27. İşaretler Meselesi

Transurfing içinde insanın çevresindeki bazı gelişmeleri veya içsel rahatsızlıkları yol hakkında işaretler olarak yorumlama düşüncesi de vardır.

Özellikle Zeland’ın “Alternatives Flow” ve daha sonraki kalp-zihin bölümlerinde, aşırı kontrolü azaltıp çevrede ortaya çıkan gelişmelere dikkat etme fikri öne çıkar.

Burada dikkatli olmak gerekir.

İnsan beyni örüntü bulmaya çok yatkındır.

Tesadüflerde anlam görebilir.

Kendi beklentisini doğrulayan olayları daha fazla hatırlayabilir.

Bu yüzden her tesadüfü:

“Evren bana mesaj gönderiyor.”

şeklinde yorumlamak güvenilir değildir.

Daha sade yaklaşım şudur:

Çevrenden gelen bilgiyi fark et ama onu doğaüstü kanıt sayma.


28. Kalp-Zihin Birliğini Pratik Etmenin Basit Yolu

Bir hedef önünüze geldiğinde kendinize birkaç soru sorabilirsiniz:

“Bunu gerçekten ben mi istiyorum?”

“Kimse görmeyecek olsa yine ister miydim?”

“Bunu elde ettiğimi düşününce ne değişecek?”

“Ben hedefi mi istiyorum, hedefin getireceği statüyü mü?”

“Bu hedef için yıllarca çalışmaya razı mıyım?”

“Benim kontrolümde olan ilk adım nedir?”

“Tek yol bu mu?”

Bu sorular Zeland’a inanıp inanmamaktan bağımsız olarak işe yarayabilir.

Çünkü insanı kendi motivasyonunu incelemeye zorlar.


29. Kalp-Zihin Birliği Bilimsel Bir Kavram mı?

Hayır.

Zeland’ın anlattığı anlamda kalp ve zihnin birleşerek dış niyeti harekete geçirmesi bilimsel olarak kabul edilmiş bir mekanizma değildir.

Aynı şekilde dış niyetin Olasılıklar Alanından belirli bir gerçeklik seçtiği gösterilmiş değildir.

Bunlar Reality Transurfing'in metafizik tarafıdır.

Fakat daha sade bazı bölümlerin psikolojik karşılıkları vardır.

Kişinin kendisine uygun hedefler seçmesi önemlidir.

Hedefi davranışa çevirmek önemlidir.

Somut plan yapmak faydalıdır.

Kontrol edilemeyen sonuçlar yerine kontrol edilebilir davranışlara odaklanmak faydalı olabilir.

İstenen gelecekle mevcut engeli birlikte düşünmek hedef gerçekleştirmeyi destekleyebilir.

Dolayısıyla yine aynı ayrımı yapmak gerekir:

Zeland’ın açıklaması başka şeydir.

Bazı pratik sonuçlarının psikolojik karşılıkları başka şeydir.


30. Şimdiye Kadarki Transurfing Sistemini Birleştirirsek

İlk yazıda denge yasasını gördük.

Bir şeye aşırı önem yüklemek insanın hareket alanını daraltabilir.

İkinci yazıda sarkaçları gördük.

Dışarıdaki sistemler insanın dikkatini ve duygularını kendi üzerine çekebilir.

Üçüncü yazıda Olasılıklar Alanını ve hayat çizgilerini gördük.

Zeland geleceği tek bir yol değil, birçok olası yol olarak düşünür.

Şimdi ise niyet devreye girmiş oldu.

İç niyet:

Ben ne yapacağım?

sorusudur.

Dış niyet:

Sonucun gerçekleşme biçimini tamamen kontrol etmek zorunda mıyım?

sorusunu ortaya çıkarır.

Kalp-zihin birliği ise:

Ben gerçekten bunu mu istiyorum?

sorusudur.

Bütün sistem giderek aynı noktada birleşmeye başlar.

Dikkat.

Önem.

Seçim.

Ve hareket.


Sonuç

Vadim Zeland’ın iç niyet ve dış niyet ayrımının merkezinde oldukça sade bir fikir vardır.

İnsan kendi davranışlarını kontrol edebilir.

Ama hayatın tamamını kontrol edemez.

Kendi tarafındaki işi yapabilir.

Ama başka insanların kararlarını, zamanlamayı ve bütün dış koşulları belirleyemez.

İç niyet burada gereklidir.

Çünkü hareket etmemizi sağlar.

Dış niyet ise Zeland’ın metafizik sisteminde daha ileri bir rol oynar ve seçilen gerçekliğin gerçekleşmesine izin vermek olarak anlatılır.

Bunun bilimsel olarak doğrulanmış bir mekanizma olduğunu söyleyemeyiz.

Fakat günlük hayata çevirdiğimizde oldukça sade bir düşünce ortaya çıkar:

Ne istediğini bil.

Gerçekten senin istediğin şey olduğundan emin olmaya çalış.

Yapabileceğin kısmı yap.

Yapamayacağın kısmı kontrol etmeye çalışma.

Tek bir kapıya bağlanma.

Hedefi koru ama yolu değiştirebil.

Kalp-zihin birliği de belki en sade biçimde burada anlaşılabilir.

Akıl:

“Bunu yapabilirim.”

derken,

içinizdeki taraf da:

“Ve gerçekten bunu istiyorum.”

diyebiliyorsa hedef daha bütünlüklü hale gelir.

Sonra yapılacak şey sürekli düşünmek değildir.

Harekete geçmektir.

Çünkü yalnızca istemek hayatı değiştirmeyebilir.

Ama seçim, davranış ve zaman bir araya geldiğinde insan gerçekten başka bir yere gidebilir.


Kaynakça

Vadim Zeland, Reality Transurfing: Steps I–V. Transurfing sisteminde niyet, dış niyet, kalp-zihin birliği ve hedef-kapı ayrımlarının temel kaynağı.

Transurfing International Academy, Module II Aware – Lesson VII: Pure Intention. Niyetin “sahip olma ve harekete geçme kararlılığı” olarak açıklanması; iç ve dış niyet ayrımı ve kalp-zihin birliği.

Reality Transurfing Explained, Outer Intention. İç niyetin sonucu zorlaması ile dış niyetin hedefi seçip gerçekleşme yolunu zorlamaması arasındaki ayrım.

Reality Transurfing Explained, Chapter Guide. “Intention”, “Heart and Mind” ve “Goals and Doors” bölümlerinin Transurfing sistemi içerisindeki ilişkisi.

Koestner, R., Lekes, N., Powers, T. A. & Chicoine, E., Attaining Personal Goals: Self-Concordance Plus Implementation Intentions Equals Success, Journal of Personality and Social Psychology, 2002. Kişinin kendi değerleriyle uyumlu hedefleri ve uygulama niyetleri üzerine çalışma.

Wang, G., Wang, Y. & Gai, X., A Meta-Analysis of the Effects of Mental Contrasting With Implementation Intentions on Goal Attainment, Frontiers in Psychology, 2021. 21 çalışma, 15.907 katılımcı; hedef başarısı üzerinde küçük-orta düzeyde olumlu etki bildirilmiştir.

Cross, A. & Sheffield, D., Mental Contrasting for Health Behaviour Change: A Systematic Review and Meta-analysis, Health Psychology Review, 2019. İstenen gelecek ile mevcut engelleri birlikte düşünmenin davranış değişikliğindeki etkileri.