Martı Jonathan Livingston, sıradan bir martı sürüsünün sadece karın doyurmak için uçtuğu bir dünyada, uçmayı tek varoluş amacı, bir sanat ve özgürlük aracı olarak gören sıra dışı bir martıdır. Jonathan'ın sınırları aşma, dışlanma, olgunlaşma ve nihayetinde bir eğitmen olarak kendi sürüsüne geri dönme hikayesini adım adım anlatmaktadır.
1. Keşif ve Sürüden Dışlanma
-
Sınırlara Karşı Geliş: Jonathan, teknelerin arkasından ekmek kapmak yerine yüksek hızlarda uçma, havada asılı kalma ve ters kavisler çizme denemeleri yapar. Saatte 140 ve ardından 214 mil hıza ulaşarak martı tarihinin hız rekorlarını kırar.
-
Aile ve Sürü Baskısı: Annesi ve babası onun bu aç susuz denemelerinden kaygılanıp "sıradan bir martı" olmasını isterler.
-
Sürgün Edilme: Toplumun geleneklerine karşı geldiği ve "sorumsuzluk" yaptığı gerekçesiyle Kurultay Başkanı tarafından sürüden dışlanır ve Sarp Kayalar bölgesine sürgüne gönderilir. Jonathan yalnızdır ama uçmanın yeni yollarını keşfettiği için mutludur.
2. Yüksek Boyut ve Cennet Aşaması
-
Işıldayan Martılar: Yaşlılık döneminde yanına parıldayan iki martı gelir. Jonathan onlarla birlikte daha yüksek uçuş yeteneklerine sahip olduğu yeni bir boyuta (cennete) geçer.
-
Chiang ve Yetkin Hız: Burada kendisi gibi uçmaya gönül vermiş martılar ve eğitmeni Sullivan ile karşılaşır. Bilge martı Chiang ona cennetin bir yer ya da zaman olmadığını, "yetkinliğe ulaşmanın ta kendisi" olduğunu öğretir. Jonathan, zihin gücüyle zaman ve mekandan bağımsız olarak anında yer değiştirmeyi (düşünce hızıyla uçmayı) öğrenir.
-
Sevgi Dersi: Chiang bu dünyadan parıldayarak ayrılmadan önce Jonathan’a en önemli dersi verir: "Sevgi üzerinde çalışmaya devam et."
3. Dünyaya Dönüş ve Eğitmenlik
-
Geri Dönme Arzusu: Jonathan, öğrendiği gerçekleri dünyada sadece karın doyurmak için didişen ve kendisi gibi dışlanan diğer martılarla paylaşmak ister. Sullivan'ın uyarılarına rağmen dünyaya döner.
-
İlk Öğrenci Fletcher Lynd: Sürüden yeni sürülmüş, öfkeli genç martı Fletcher ile karşılaşır. Ona içindeki öfkeyi bırakmasını ve uçmanın asıl anlamını öğreterek onu baş yardımcısı yapar. Zamanla çevresinde yeni dışlanmış martılardan oluşan bir öğrenci grubu kurulur.
-
Yasanın Delinmesi: Sürünün "Sürgünlerle konuşulmaz" yasasına meydan okuyarak 8 öğrencisiyle birlikte ana sahile geri döner. Başta sürü onlara sırtını dönse de zamanla Jonathan'ın mucizevi uçuşlarını ve sakat bir martıyı (Kirk Maynard) uçurmasını izleyen binlerce martı etrafında toplanmaya başlar.
4. Dönüşüm ve Sonsuz Döngü
-
Kaya Kazası ve Ölümsüzlük: Fletcher, küçük bir yavruya çarpmamak için saatte 200 mil hızla kayaya çarpar. Bilincinde bir sıçrama yaşayarak ölümü aşar. Sürü onun canlandığını görünce Jonathan’ı "ya tanrı ya şeytan" ilan ederek onlara saldırmaya kalkışır.
-
Gerçek Sevgi: Jonathan, Fletcher’a kendilerini öldürmeye çalışan bu sürüyü nasıl sevebildiğini açıklar: Önemli olan içlerindeki kötülüğü değil, her martının içindeki "gerçek martıyı" (özü ve iyiyi) görebilmektir.
-
Bayrağı Devretme: Jonathan dünyadaki görevini tamamlamıştır. Fletcher’a kendisini kutsallaştırmamalarını, sadece uçmayı seven sıradan bir martı olduğunu söyleyerek saydamlaşır ve gözden kaybolur.
-
Yeni Başlangıç: Fletcher Lynd artık yeni öğrencilerin eğitmeni olmuştur. Dostu Jonathan'ın aslında kendisinden üstün olmadığını, sınırların bulunmadığını tam olarak anlar ve yüreği sevgiyle dolarak yeni martılara ilk dersi verir: "Pekala, düz uçuşla başlayalım."